REFİKA’DAN ÜRÜNLER REFİKA’NIN YEMEK OKULU
0

Simotas Binası


Sevilla ve Arditti Ailesi’nin sahibi olduğu bina, Rum mimar Simotas tarafından yapıldığında tarihler 1923’ü gösteriyormuş. Mimar Simotas’ın binası, o yıllarda küçük bir boğaz köyü olan Kuzguncuk’un hem ilk apartmanı hem de en yüksek yapısıymış. Her katta iki daire, bodrumunda da bir sarnıç bulunurmuş. Kuzguncuk’ta olduğu gibi, Simotas Binası’nda da Yahudi, Hıristiyan ve Müslüman birçok aile bir arada yaşarmış. Binanın sonraki yıllarda uzun süre sahibi olacak Rafael Fresko, Arditti ailesinin büyüğü Alomba Hanım’ın çok değer verdiği manevi oğluymuş. Rafael Fresko, Dora adında bir hanımla evlenmiş. Biri kız, üç çocukları olmuş. Freskolar’ın Apartmanı olarak anılmaya başlayan bina, hem ailenin hem de birçok kiracının birlikte yaşadığı bir yer olmuş. Binanın bodrumunun toka ve bulaşık teli atölyesi olarak kullanılmasıyla birlikte binadan yükselen gürültüler artmış, kiracılar azalmış. Fresko Ailesi de bir süre sonra başka bir semte taşınmış. Binanın bodrum katındaki atölyeler, birçok Kuzguncuklu için harçlıklarını çıkardıkları bir çalışma alanı olmuş. Ailenin büyüğü Rafael Fresko’nun vefatının ardından, bina 1986 yılında bir sinemacıya satılmış. Bu el değiştirme, Simotas’ın binasındaki birçok değişikliğin de başlangıcı olmuş. Uzun yıllar konut olarak kullanılan Freskolar’ın Apartmanı, apart otel işlevi kazandırılmak üzere yeniden elden geçirilmiş. Apart otel hayali, sinemacının düştüğü maddi sıkıntı nedeniyle son bulmuş. O yıllardan geriye, binanın otel olarak düzenlenen hali kalmış. Kuzguncuk’ta, binanın yeni sahibinin kim olacağı üzerine yükselmeye başlayan dedikodular, yapının Kuzguncuk’ta yaşayan bir aileye satılmasıyla son bulmuş. Ailenin, Kuzguncuk için büyük önem taşıyan Simotas Binası ile ilgili güzel düşünceleri, bir bankanın binanın yeni sahibi olmasıyla yarıda kalmış. Simotas Binası’nın uzun yıllar süren sessizliği, binanın 2003 yılında Birgül Ailesi tarafından satın alınmasıyla son bulmuş ve 2010 yılında, Refika Birgül’ün uzun bir tadilata girmesiyle kapılarını Kuzguncuk’a yeniden kapılarını açmış.

Refika Birgül, hayali olan Refika’nın Mutfağı’nı Simotas’ta hayata geçirmekle birlikte, bu süreç içerisinde fotoğrafçısından mimarına, avukatından reklamcısına, dansçısından terzisine, heykeltıraşından sivil toplum kuruluşuna, farklı meslek gruplarından insanların da çalışıp, ürettiği bir mekân olmuş. Bu süreçte projeler üretilmiş, sebzeler yetiştirilmiş, dikiş makinası çalışmış, fikirler çoğalmış, dans performansları yapılmış, sanatçılar konaklamış.